İBRAHİM KAPLAN

Seviyordum

Seviyordum ama tanımıyordum seni
Birgün kararlıydım kararım seni tanımaktı
Bir şafak vakti daldım gökyüzü ile sohpete

Davetsiz misafir misali güneş böldü sohpetimi
Yüksek tepelerin ardından gülümseyerek ilk defa benim için doğuyodu
Bir anda o güneşi sen sandım
Çünkü ısıtıyodu bedenimi
Akşam olunca tıpkı doğuşu gibi
Yüksek tepelerin ardından gülümseyerek beni karanlıklarda yanlız bıraktı
Anladımki orada sen yoktun çünkü yüreğimdeki sen
Yüreğimi ısıtır bedenimi yakmazdın
Bir akşam vakti daldım gök yüzü ile sohpete
Davetsiz misafir misali
Çoban yıldızı böldü sohpetimi
Bir anda o yıldızı sen sandım ,
Ama sabah olunca sen sandığım yıldızı
Zalım güneş alıp götürdü
Anladımki orada sen yoktun
Çünkü yüreğimdeki sen hiçbir güç kaybedemezdi
Seni tekrar arayacaktım
Ama gök yüzünde değil yer yüzünde bulacaktım
Öyle bir yerdeydim ki ,
Bir taraftan bana niniler söyleyerek akan pınarların sesi
Güler ise rengareng bir tarafta bülbülerin sesi
Günler geçti aylar geçti
Mevsimler değişti
Güler sararıp soldu bülbüler ötmez oldu
Her gün bana niniler söyleyerek akan pınarların sesi artık beni ürkütür oldu
Anladım ki orada sen yoktun
Çünkü yüreğimdeki sen beni asla ürkütmezdin
Çaresiz umutsuz bir şekilde
Bir elimde sigaram bir elimde kadehim
Kadehimi gök yüzüne kaldırarak
Eybenim sırdaşım nerede kim bu benim sevdiğim diye haykırdım
Kadehim gülümseyerek
Hergün gök yüzünde yıldızlar arasında güler bahçesinde
Aradığın o eşsiz güzel (CANODUR) diye haykırdı
Bir anda yüzüm güldü ruhum güldü kısacası tüm benliğim güldü
her gün gök yüzünde yıldızlar arasında güler bahçesinde
Aradığım o eşsiz güzel senmişsin be ZALİM (canom)

yorum yok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>